Ufoloji

Gözlem Raporu 7 « Gözlem Raporları

20 Temmuz 1977 Haçgediği Yaylası, Mersin Türkiye

Mustafa Nar'ın uzaylıyla karşılaşması...

Gözlemin, daha doğrusu karşılaşmanın tanığı Mustafa Nar, söz konusu gece havanın bunaltıcı olması nedeniyle, bir tepenin en yüksek noktasında yer alan evinde değil, dışarıda açık havada uyumayı tercih etmişti.

Sabaha karşı 03.00 civarında aniden uyandı. Başını çevirip sol tarafa baktığında, kendisiyle aynı seviyede ve yattığı noktadan 20 metre kadar uzaklıkta, havada asılı duran cismi gördü. Cismi iki porselen tabağın ağız ağıza getirilmesine benzeterek tanımlıyordu. Üzerinde pencere ya da kapı benzeri bir şekil yoktu. Işık kaynağı, ay ışığı renginde parlıyordu.

Mustafa Nar heyecanlanmamaya çalışarak bu defa başını evinin bulunduğu yöne doğru çevirdi ve cismi gördüğünden beri nefes alamadığını fark etti. Tam o sırada evin köşesinden garip bir "varlığın" kendisine baktığını gördü. "Varlık" da sanki onun kendisine baktığını anlamış gibi Mustafa Nar'ın ayak ucuna, iki metre kadar yakınına geldi. Sonra da iri gözleri ile Nar'ı incelemeye başladı.

Varlığın başında diken ya da antene benzeyen çıkıntılar vardı. Bacaklarının olması gereken yerde sarılmış bobin türünde metal bir bölüm bulunuyordu. Üstelik sarmal borunun içi boştu. Boşluktan çıkan hava ya da rüzgarla etraftaki otlar, dallar uçuşmaya başladılar. Ziyaretçi yerden bir karış kadar havada rahatça durabiliyordu. Bu arada arı vızıltısına benzer bir ses çıkartmaya başladı. Kayarak Mustafa Nar'ın tam üzerine kadar geldi, 45 saniye göğsünün üstünde havada durduktan sonra yeniden havada kayarak uzaklaştı.

Mustafa Nar yaşadığı panik içinde ne yaratığa, ne de garip cisme bakamadı. Büyük bir telaş içinde koşarak evine girdi. Yaşadığı ilginç olay Türkiye'nin ilk UFO dergisi olan "Planet Dergisi"nin 1982 yılında çıkan 16. Sayısı'nda yayınlandı.

Kaçırılma Raporu 2 « Kaçırılma Raporları

5 Mayıs 1959 Santo Domingo

Freddy Miller geri döndü mü?

B» olay "Bermuda Şeytan Üçgeni" bölgesindeki en tuhaf ve açıklanamayan kaybolma vakalarından bindir...

5 Mayıs 1959 günü Santo Domingo'dan yola çıkan bir tekne Boca Chica plajına doğru yol alıyordu... Tekne yolcuları; Freddy Miller, Maria Luisu Castillo, Mirtha Jorge ve Francisco Antonio ile Julia Altagracia Castillo adındaki çocuklardan oluşan bir guruptu... O gün deniz son derece sakin olmasına rağmen, bütün bu insanlar kayboldular... Ve tüm aramalara rağmen bir daha asla ortaya çıkmadılar!...

Ama gurubun içinde belki de en önemli isim Freddy Miller idi. Babası Kuzey Amerikalı bir subay, annesi ise Santo Domingolu Julia Otero idi. Freddy Miller sporculuğunun yanında, bu ülkede televizyon yönetmenliği ve yapımcılığı ile uğraşıyor, denizden, şiirden, yemek davetlerinden zevk alıyordu. Kendi yazdığı şiirleri etkileyici sesiyle radyo ve televizyon programlarında sık sık seslendirirdi. Üstelik gitar çalıp tangolar da söylerdi. Yakın arkadaşları onun kadar çok yönlü ve hayata bağlı birini daha tanımadıklarını belirtiyorlardı. Olay günü tekneyle denize açılırlarken grubu yakın arkadaşı Malono Quiroz uğurlamıştı.

Ertesi gün Miller'in kaybolduğu fark edildi ve arama çalışmaları başladı. Ancak sonuçlar olumlu değildi. Hava şartları mükemmeldi ve kaybolmaları için mantıklı hiç bir neden yoktu. Belki de motorun bozulmuş olabileceğini düşündüler.

Meslekdaşı Manolo Quiroz'un sonradan belirttiğine göre Freddy Miller'in UFO konusuna büyük inancı vardı. Televizyonda "Dünya Dışı Varlıklar" hakkında program yapmış, hatta programda kullanmak üzere bazı uzaylı giysileri bile ısmarlamıştı. Tüm bu gelişmelerin en garip olan tarafı, Fredi Miller'in 1959 yılında Karayip Denizi'nde kaybolduktan tam 13 yıl sonra ortaya çıkmasıydı!... Bu yeniden çıkışın tanığı ise Virgilio Gomez Contreras adlı bir başka Domingo vatandaşıydı.

Virgilio Gomez Contreras 22 Eylül 1972 sabahı saat 08.45 ile 09.00 arasında, arabasıyla işe gitmek üzere yola çıktı. Saatte 40 km hızla ilerliyordu. Ancak bir süre sonra ileride, kendisine durması için işaretler yapan adamı fark etti. Önce durup durmamak konusunda emin değildi. Ama daha sonra karar vererek arabasını durdurdu. Tam bu sırada yoldaki adamın tamamiyle yeşiller giydiğini ve az ileride iki kişinin daha olduğunu gördü. Adamların askeri birlikten geldiğini ya da kaza geçirdiklerini düşündü.

Yeşilli adam normal şekilde yürüyerek arabaya yaklaştı, sonra da pencereden eğilerek kendisini tanıyıp tanımadığını sordu. Virgilio tanımadığı cevabını verdi. O zaman yeşilli adam, isminin Freddy Miller olduğunu ve Santo Domingo doğduğunu söyledi. Daha sonra da: "Siz benim boğulduğumu sanıyordunuz ama modern bir araç tarafından kurtarıldım.." diye devam etti.

Virgilio onu kurtaran bir helikopter miydi diye sordu. Yabancının cevabı "hayır" oldu. "Helikopterden daha modern bir araçtı. Bir modül, daha doğrusu sizin deyimizle bir UFO'ydu" dedi. Virgilio hala bunun şaka olduğunu düşünüyordu ama yine de ona UFO'nün nereden geldiğini sordu. Yeşilli adam tahminen Venüs'ten geldiğini söyledi. Teknede bulunan diğerlerinin kurtarılması mümkün olmamıştı, hem zaten onlar bu ortama Freddy Miller gibi uyum sağlayacak yapıya da sahip değillerdi.

Bu konuşmanın sonlarına doğru; yabancı, az ötede gizlenmiş halde duran UFO'yu gösterdi. Diğer iki adam, kollarını kavuşturmuş ve bacakları iki yana açık şekilde cismin hemen önünde duruyorlardı. O anda Virgilio bunun artık şaka olmadığını anlamıştı. Yabancıya buraya geliş nedenini sorduğunda, sorun çıkartan Milwaukkee çukurunda araştırma yapmak için olduğunu söyledi. Sorun depremlerden kaynaklanıyordu. 28 veya 29 Ekimde olabilecek bazı yer kaymalarını engellemeye geldiklerini açıkladı. Sonra soğuk bir tarzda Virgilio'ya geri çekilmesini, gitme zamanının geldiğini söyledi. Arabasının hemen çalışmayacağını, bir süre beklemesinin iyi olacağını da ekledi.

Virgilio arabayı çalıştırıp yola devam ederken dikiz aynasından adamların oval biçimli cisme doğru ilerlediklerini gördü. 500 metre kadar ilerledikten sonra yeniden geri dönüp neler olduğuna bakmak istedi. Arabadan çıktı, arkasına baktı ama hiç bir şey göremedi. Etraf tamamiyle sessizdi ve kimse yoktu.

Bu olay Virgilio Gomez Contreras'ı fazlasıyla etkilemişti. Yaşadıklarını önce eşine anlattı. Çok geçmeden haber etrafa yayıldı ve gazetelere haber oldu. Araştırmacı ve gazeteciler olayı incelemeye başladılar. Öyküyü Virgilio gibi ciddi ve güvenilir tanıktan dinlemek olayın inanılırlığını arttırıyordu.

Anlam verilmesi son derece zor bir olaydı... Öncelikle yeşil giysili yabancının gerçek Freddy Miller'e ne kadar benzediği sorusu ön plana çıkmıştı. Virgilio'nün ifadesine göre yabancı konuşurken ne gülümsemiş, ne de yüzünde mimikler oluşmuştu. Sadece normal biçimde gözünü kırpıyordu. Kolları iki yana sarkmış halde araba penceresine doğru eğilerek konuşmuştu. Sesi normalden biraz daha kalın gibiydi ve hata yapmadan konuşuyordu. Elli yaşlarında görünüyordu. Boyu 1.77 ile 1.80 cm arasındaydı. Saçları pek de fazla sayılmazdı.

Parlak yeşil renkte, pilot giysisine benzeyen bir kıyafeti vardı. Sadece yüzü açıkta kalmıştı. Giysisi üzerinde dikiş izi, düğme, fermuar gibi ayrıntılar yoktu. Sol bileğinde koyu gri ve büyük bir saat taşıyordu. Deniz altına dalanlarındakine benzeyen bir saatti bu. Cilt rengi ise sarıya kaçan gri tondaydı. Araştırmacılar bu cilt renginin ancak bir ölüde olabileceği sonucuna vardılar!... Freddy Miller yoksa bir zombi miydi?...

UFO'nun yanında duran diğer iki adam konuşmaya hiç karışmadılar ve hareketsiz kaldılar. Onlar birbirlerine çok benziyorlardı. Fredi Miller'den daha esmerdiler ama onun gibi giyinmişler ve aynı tip saat taşıyorlardı. Sadece yürümeye başladıkları zaman Virgilio kollarının normalden çok daha uzun olduğunu fark etti.

Bu karşılaşmadan sonraki gün, "yabancı"mn bazı kehanetleri gerçekleşti. Virgilio'nün arabası nedensiz yere bozuldu. Tamirci çağırıldı. Arabanın aküsü değiştirildi ve baştan aşağı kontrol yapılmasına rağmen tamirci bozukluğun nedenini anlayamadı. Bütün ümitler kaybedildiğinde son denemeyle, şaşırtıcı biçimde araba yeniden çalışır hale geldi.

Diğer yanda Freddy Miller olduğunu iddia eden yabancının depremler hakkında söyledikleri de pek asılsız sayılmazdı. 18, 19, 20, 21, 22, 23, 25, 26, 28 ve 30 Eylül günlerinde sadece uzmanlar tarafından saptanan hafif şiddette deprem ve yer sarsıntıları meydana geldi. Hepsi de Mihvaukee bölgesinde olmuştu... O günden sonra Freddy Miller'den bir daha hiç haber alınamadı.

Pilotun Gördüğü Cisim « FBI Dosyaları

18 Mart 1972 günü kaptan pilot Alexander Raab, DC9 tipi uçakla olağan Viena Frankfurt uçuşlarından birinde görev yapıyordu. 6000 metre yükseklikte ve Linz üzerinde uçmaktayken, cihazlarından aldığı sinyalle sol tarafından yaklaşan cismin varlığını fark etti. Yabancı cisim, ince tarafı aşağıya bakan huni şeklindeydi. Cisim etrafa sürekli olarak ışıklar yayıyordu. Raab ve yardımcı pilotu Otto Herald, uçan cismi son derece net şekilde 20 dakika süreyle izlemeyi başardılar.

Gözlemden bir süre sonra, pilot Raab evinde dinlenmekteyken telefonu çaldı... Tanımadığı ancak Kuzey Amerikan şivesiyle İngilizce konuşan bir ses ağzını sıkı tutmasını söylüyordu. "Olayım araştırıyoruz" dedi yabancı. Kaptan Raab kendisinden tam olarak ne istediklerini sorduğunda ise, yabancı şöyle cevap verdi: "Hem sizin, hem de bizim açımızdan bu konuyu tartışmaya devam etmek büyük mantıksızlık olabilir."